Bağışlanmış İtibarın Kaçak Dövüşçüleri

İdris KOÇ

Geçen hafta “Protokol Kuralları ve Kurumsal İletişim” konulu bir eğitimde iletişimi “Göz teması ile başlayan, selam, kelam ve ikram ile devam eden bir paylaşma sürecidir.” şeklinde tarif etmiştim ki bir katılımcı; “Hocam, bu tanıma göre biz iletişime hiç başlayamıyoruz. Çünkü amirlerimiz yüzümüze hiç bakmıyor. Makama girdiğimizde bizimle göz teması kurmadan muhatap oluyorlar. Müdürün dönüp bir kez yüzüme baktığını görmedim.” dedi.

Bu sadece kurumsal ilişkilerin değil, bütün ilişkilerin en temel problemi. Yani muhatabıyla göz teması kurmamak…

Oysa iletişim süreci göz temasıyla, yani fark etmeyle başlayan bir süreçtir. Göz teması kurmaktan kaçmanın özgüven eksikliği, yalan konuşma, bir şeyler gizleme, daha önce yaşanan bir olay nedeniyle duyulan mahcubiyet, yaşanan kırgınlık gibi farklı nedenleri olabilir.

Bir ast-üst ilişkisinde ya da eş düzey meslektaş ilişkisinde herhangi bir kırgınlık, küslük, yalan ya da özgüven eksikliğine bağlı bir durum olmamasına rağmen; yani görünür bir nedene bağlı olmaksızın bir kaçma, göz temasından kaçınma, iletişim kurmak istememe durumu söz konusu ise bu durumu üç grupta açıklayabiliriz:

Birincisi; bu durum, sevgisizliğe bağlı olarak oluşan duygusal mesafe nedeniyle muhatabıyla iletişim kurmak ve görüşmek istemeyen kişinin kaçışıdır.

İkincisi; muhatabının gücü ve itibarı altında ezilen ve dolayısıyla da bu ezilme psikolojisinin etkisiyle onunla yüzleşme cesareti gösteremeyen kişinin kaçışıdır.

Üçüncüsü ise; kendisi güç ve otorite sahibi olmasına rağmen, gücünü ve otoritesini kullanarak muhatabı baskılayamayan kişinin kaçışıdır. Çünkü göz teması kurmaktan kaçındığı kişi, itibarı bağışlanmış bir kişi değildir. Muhatabının özgül ağırlığı kendisinden fazladır. Dolayısıyla da ona saygı göstermek zorundadır. Bu durum, güç ve otorite sahibinin egosunu tehdit ettiği için muhatabından kaçmayı tercih eder.

Bağışlanmış bir itibar ile güç ve otorite sahibi olanların ve tüm mal varlığı kendisine verilen bu sadakadan ibaret olanların tercihi de her zaman en kolay olanı yapmak; yani kaçmaktır. Baş edemeyenlerin tercihidir kaçmak.

Bağışlanmış itibar meselesini bir başka boyutuyla daha ele almak gerekirse; yönetimde ve kurumsal ilişkilerde gücünü ve itibarını kendisine bahşedilenlerden alan yönetici ve çalışanların iki tercihi vardır:

Birincisi hükmetmek…

Yani doğal yollarla; bilgi, deneyim ve buna bağlı oluşan saygınlığı ile yönetemediği zaman etrafındakilere boyun eğdirebilmek için baskı kurmak… Yani bir korku imparatorluğu kurmak… Hükmetmeye çalışan her zaman üst olmayabilir, bazen astlar da üstlerine hükmetmeye çalışır. Bu konuya haftaya değinelim.

İkincisi ise kaçmak…

Hükmedemediği, baskı kuramadığı ve boyun eğdiremediği zaman da kaçmak zorunda kalmak…

Bağışlanmış itibarın kaçak dövüşçüleri; göz teması kurmaktan, yüzleşmekten, konuları ve sorunları yüz yüze konuşmaktan korkarlar. Telefon onlar için bir kurtarıcıdır.

Bağışlanmış itibarın kaçak dövüşçüleri; kalabalık içinde iğneleyici konuşmalar yapmayı, muhatabına hakaret etmeyi ve  hedef göstererek konuşmayı severler.

Bağışlanmış itibarın kaçak dövüşçüleri, acizdir; muhatabın gıyabında konuşmayı ve kurumsal ilişkilerde aracı kullanmayı severler.

Bağışlanmış itibarın kaçak dövüşçüleri; bilgili, deneyimli, ağzı laf yapan, hakkını arayan, soru soran, eleştiren, imaj ve itibar sahibi çalışanları olmasından rahatsız olurlar.

Varoluşunun gerektirdiği özdeğere sahip olmayanlar, varlık nedenini anlamlandıramayanlar ve bu nedenle de ilişkilerin düzeyini belirleyemeyenler; ilişkilerindeki bu kaçışla giderek değer kaybederler, hafiflerler.

Bu hafifliği nedeniyle de muhatabını ölçmeye, muhatabıyla ölçülü bir iletişim kurmaya güç yetiremezler; aciz kalırlar, ezilirler.

Muhatabının hakkını veremeyenler, ilişkilerin hak ettiği değere sahip olmayanlar ve hakkı teslim etmekten aciz olanlar değer kaybettikçe ucuzlarlar.

Bunun içindir ki, bir insanın kişiliği hakkında “değersizlik” ifadesi olarak kullanılan “hafiflik” ve “ucuzluk” buradan gelir. Yönetimde ve kurumsal ilişkilerde, bağışlanmış itibarın kaçak dövüşçülerinin hafifliği, anlamını bu kaçak ilişkilerden alır.

18.03.2020