Covid-19 Hayatı Yavaşlattı

Namık Açıkgöz

2019 Aralık sonunda Çin’in Wuan şehrinde ortaya çıkan corona/Covid-19 virüsü, dünyayı kasıp kavuruyor.  Hızlı tedbirler alınmazsa, felaket daha da büyüyecek. Hızlı tedbir alan Japonya, Güney Kore gibi ülkeler, nispeten salgının önüne geçmiş durumda. İtalya baştan itibaren yanlış yaptığı için büyük bir felaketin eşiğine geldi. İspanya’da durum hiç de iç açıcı değilmiş. Diğer Avrupa ülkelerinden tedbir alanlar, salgın yayılmasını yavaşlatmışlar. İşin farkında olmayan Asya Türk Cumhuriyetleri risk altındadır.

Türkiye son 20 günde aldığı tedbirlerle, salgının hızını kesmiş durumdadır ama henüz tehlike geçmemiştir. Sosyal mesafeyi koruma, maske takma, el yıkama ve kolonya kullanma gibi basit tedbirler, o güçlü virüsü engelleyebiliyormuş demek ki… İnşallah tıbbî çözüm bulunur ve salgın tamamen ortadan kalkar ama yaşadığımız son günler, virüse karşı bireysel tedbirlerin maliyetli bir şey olmadığını gösterdi.

***

Uygulanan tedbirler, piyasayı zorluyor… Pek çok alanda kazanç imkânı kısıtlandı ve insanlar maddî sıkıntıya düşmeye başladılar. Devletten maaşlıların pek sıkıntısı yok ama özel sektörde yaşanan sıkıntıların çözümü, devletin üreteceği çözüme bağlı. İnşallah tez zamanda bu tedbirler de alınır.

***

Corona/covid-19 salgınına benzeyen salgınlar, tarihî dönemlerde de yaşandı… Bilinen birkaç büyük salgında o dönem şartlarında tedbirler alınamadı ve milyonlarca insan öldü.

Tarihi dönemlerde yaşanan salgınları açısından insanlık hem avantajlı, hem de dezavantajlı idi.  Avantajlı idi… Çünkü ülkeler, kıt’alar arası insan hareketliliği o dönemlerde hiç yoğun değildi ve salgın çoğu zaman mevziî olarak yaşandı. Dezavantaj ise, salgına çare üretme konusunda, insanlık şimdiki kadar bilgi birikimine sahip değildi. Üretilen çareler, günümüzdeki kadar hızlı bir şekilde dünyaya yayılmıyordu.

Her neyse…

İnsanlık, tarihî dönemlerde yaşadığı büyük salgınlardan hiç ders almamışa benziyor. 1346-1353 arasında yaşanan ve başta Avrupa olmak üzere büyük bir coğrafyaya yayılan veba, milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştu ama yaşanan bu acıya rağmen Avrupa, 100 Yıl Savaşları faciasını yaşadı.  Dünya da “Kara Veba”dan ders almadı ki, insanlık kendisini gözden geçirmedi ve sonraki trajediler yaşandı. İnşallah corona şimdi insanın aklını başına devşirmesine yol açar. Uçaklar, füzeler, gemiler, trenler, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, televizyonlar, bombalar, silahlar, inşaat teknolojileri vs icat eden insanoğlu, bilmem kaç mikron küçüklüğündeki bir virüs karşısında diz çöküyor. Bütün dünya “sosyal mesafe” adı altında, evlat ana-babadan, ana-baba evlattan uzaklaşır oldu.  Tıpkı kıyamet provası gibi. Hani Abese Suresi 33. Ayetinde tasvir edildiği şekilde… Sadece  “kulakları sağır eden o ses” yok… Herkes bir tarafa kaçışıyor…

İnşallah insanlık hayatın yavaşladığı şu günlerde kendisini gözden geçirme imkânı bulur. Hani o Güney Amerika hikâyesi vardı ya… Hani turistleri gezdiren rehber, bir yamaçta durmuş… Turistler, “Niye durduk? Akşam yaklaştı. Bir an önce gezeceğimiz yerleri görelim. Bir sürü para verdik!…” deyince rehber: “Çok hızlı gittik… Ruhlarımız arkada kaldı… Duralım ve ruhlarımız bize yetişsin.” Cevabını  vererek modernite saçmalığının suratına bir tokat yapıştırır. İnşallah yaşadığımız zamanları, ruhlarımızın yetişmesi için kullanırız.

Bugüne kadar “öldürme sanayii”ni kullanan modernizm, kapitalizm, akılcılık anlayışları ve aydınlanmacı felsefeler iflas etti.  İnsan, hayvan ve bitki öldürmenin envai çeşitli yollarını kullanan ve teknolojisini üreten o koca koca laboratuvarlar, milyon mikron küçüklüğündeki bir virüs karşısında dükkân kapatıyor.

İnsanlık bundan sonra, öldürmeye değil, yaşatmaya odaklanmalıdır. Her zaman büyük salgınların olması kaçınılmazdır. Hayat her zaman virüs sürprizleri hazırlıyor insanlığa. Bundan sonra bütün insanlık viroloji çalışmalarına önem vermeli, muhtemel virüs tüp ve türlerine karşı bilim dünyası müteyakkız olmalıdır.

Not: Virüs sebebiyle sokaklar ıssızlaşır, lokanta ve kafeler kapatılırken, sokak hayvanlarının aç ve susuz kalmaması için lütfen bireysel gayretler gösterin ve yerel yöneticilerinizi de îkâz edin.