Kelebek Etkisi-Korona Etkisi

Namık Açıkgöz

Bütün dünya dillerinde yaygın bir deyim vardır: “kelebek etkisi”. İngilizce’de “Butterfly Effect” Bir filmi de var.

“Kelebek etkisi”nin en kısa tarifi, “hiçbir gücü olmayan ufak bir hareketin, beklenmeye sonuçlara doğru yönelmesi” şeklinde yapılabilir. Çoğu zaman başlangıçtaki o küçük etkisiz hareketin öngörülemeyen sonuçlar doğurduğu görülür.

Korona veya covid-19 virüsünün dünyada etkisi de “kelebek etkisi” doğurdu.

Milyon mikron küçüklükte bir virüs, dünyanın sosyal, ekonomik ve siyasal sistemini etkiliyor. Bütün devletlerde yöneticiler diken üstünde oturuyorlar. Virüs yayılmasını kontrol etmeye kalkanlar, ne kadar kontrol edebildiklerini bilmiyorlar. Tıp bilimi, büyük gayretlere rağmen, mini minnacık bir virüsün çaresini henüz bulamadı. Siyasetçiler de tıpçılara imkân sağlamakla beraber, virüsün yaygınlaşmasını önleyecek sosyal tedbirler konusunda iki arada bir derede kaldılar. Konuşulan tedbirlerden bazıları sevimsiz… Mesela sokağa çıkma yasağı… Bazıları topluma tamamıyla mâl edilemedi… Mesela maske şartı… Bazıları da mevzii kalmak mecburiyetinde… Mesela ev, apartman, mahalle, köy ve şehir karantinaları…

Şu anda insanlığın beklediği, virüsü öldüren ilacın bulunması ve gerekirse havadan uçakla sıkılıp insanlığın kurtarılması!… Ama ne yazık ki, tedavi edici ilaçtan vaz geçtik, aşısının bulunup uygulanması bile gelecek yılı bulabilirmiş.

Demek ki neymiş?

Rönesansı yaşayan, aydınlanma çağını idrak eden, akılcılığı ve pozitivizmi dibine kadar yaşayan Batı ilmi, pek bi matah değilmiş!… Mini minnacık bir virüs, koskocaman tekno-kültür dünyasını dize getirdi. İnsanlığı tarih boyunca kasıp kavuran bu tür salgınlar karşısında donup kalan insanlık, çaresizliğe mahkum olurken, Özbekistanlı âlim İbn Sina, 11. Yüzyılda bu tür salgınların en etkili çaresinin bugün “sosyal izolasyon” olduğunu söylemiş. 1957 yılında Rus-Özbek yapımı İbn Sina filminin salgınlara karşı tedbir bölümü geçen haftalarda internette hayli revaç buldu. İbn Sina kitaplarında (Kanun Fi’t-Tıp, Eş-Şifa) salgınlarla mücadelede sosyal izolasyonun çok büyük etkisine işaret eder.

Bütün dünya, 3 aydan beri, “eve kapanma” psikozunda. Biz de tedrici olarak “sokağa çıkma yasağı” ile karşı karşıyayız. Bütün dünya, İbn Sina’nın 11. Yüzyılda öngördüğü “sosyal izolasyon”da karar kıldı ki, siyaseti kemale ermiş bazı ülkeler, sokağa çıkma yasağını uygularken hiç sıkıntı çekmediler. Ama bizde öyle mi?…

10 Nisan akşamı saat 21.30’da “iktidar sokağa çıkma yasağı uygulamalı. Ama uygulayamaz!… Uygulasa, vatandaşın zararını karşılayamaz. Çünkü bütçe tamtakır!…” safsatasını dillendirenler, aynı dakikalarda açıklana  2 günlük sokağa çıkma yasağını değersizleştirmek için ellerinden geleni arkalarına koymadılar!… İbn Sina bunları görseydi, “Teklif ettiğim tedbirler bu tür iflah olmazlar için değildir.” derdi.

ABD çatırdıyor, İngiltere şaşkın, İtalya ve İspanya havlu atmak üzere, Fransa, Hollanda, Belçika telaşlı… Siyasetçiler mini minnacık bir virüs karşısında tekno-kültürlerinin gücünü sergileyemiyorlar. Çünkü o gücün insan öldürmeye gücü yetiyor ama insanı diri tutmaya yetmiyor!…

Ufacık bir virüs dünya ekonomisini, sosyal yapısını ve siyasetini değiştirecek.

Bakın Pazar akşamı Türkiye’de yaşanana!… İçişleri Bakanı, sokağa çıkma saati ilan edilince o iki büçük saatte yaşanan çılgınlığın hesabını kendine çıkardı ve istifa etti. Sayın Cumhurbaşkanımız kabul etmedi…

Wuhan’da ortaya çıkan mini minnacık bir virüs, az kalsın bakan başı yiyordu… Mesele sağlık ama İçişleri Bakanı gidiyordu az kalsın…

Demek ki, “kelebek etkisi” diye bir şey var ve nasıl bir sonuca dönüşeceği önceden kestirilemiyormuş. Bakalım dünya siyasetini, siyasî rejimleri, kurumsal işleyişleri nasıl etkileyecek covid-19.