Muğla Türkülerinde Yapılan Yanlışlıklar

Namık Açıkgöz

“Yazmayayım, yazmayayım…” diyordum ama en son aynı günde 2 hata yapıldığını görünce yazayım dedim.

Pek çok türküde olduğu gibi, bazı Muğla türkülerinin sözlerinde de hatalar yapılıyor. Alıştıklarımız vardır ama en son geçen Pazar TRT Türkü’de 2 türküde 2 kelime yanlış okununca dayanamadık ve yazalım dedik.

Meşhur Ormancı türkümüzün ikinci dörtlüğü,

Gevenez’in ortasında, değirmen döner

mısraı ile başlar. TRT sanatçısı da olan hanım sanatçı köyün adını bilmediğinden “Gevenez” demedi ve çok acı bir şey “Gereviz” dedi… Allah’ın “kereviz”inin “gereviz” olduğuna mı yanarsın, türkünün olayının geçtiği Gevenez’in “gereviz” olduğuna mı?

Aynı gün  gene TRT Türkü’de (bende hep TRT Türkü açıktır da…) spiker anons yapıyor ve “Bir Muğla türküsü” deyince tabii ki kulaklar hemen dikiliyor; skiper arkasını getiriyor: Saçaklıktan su damlar” Haydaaa… Ben bildim bileli (“40 yıldan beri” diyeceğim de bu türküyü kaç yıldan beri bildiğimi bilmiyorum.)

Aptaslıktan su damlar

Kavun verin adamlar

Kelimeleriyle olan türküye “saçaklık” girdi.

Şaşırdım tabii… “Ben mi yanlış biliyorum?” diye düşüneceğim ama düşünemiyorum; çünkü çok iyi biliyorum. Neyse… Müzik kısmı geçti ve sanatçı kardeşimiz beni tereddüt ve endişeden ama daha çok öfkeden kurtararak türküye başladı:

Aptaslıktan su damlar…

Öyle ya… Pek çok Anadolu evinde odaların önünde “hayat” demen bi yer vardır ve onun bahçeye bakan tarafında, trabzanların üstünde “aptaslık (abdestlik) vardır. Bakmayın “aptaslık” dendiğine, orada abdest de alınır elbette ama daha çok el yıkama, küçük bulaşıkları temizliği falan yapılır.

En yaygın yanlışımız Bodrum türküsündeki “Aspat” mevki adında yaşanıyor.

Yalıkavak yakınlarındaki eski Çökertme köyünden çıkan sevgililer arkadaki Asbat (Bazı tarih vesikalarında Asbot) dağına çıkacakken yanlışlıkla Bitez yalısına varırlar ya işte o anın anlatıldığı,

Burası da Asbat değil (Halilim aman) Bitez yalısı

Mısraındaki “Aspat” kelimesini pek çok sanatçı “asfalt” şeklinde söylüyor. Müdahale ede ede maalesef düzeltemedik… Hâlâ  aynı yanlış devam ediyor.

Başka bir yanlışlık için Ormancı türküsüne geri dönelim. Türkünün orijinali şöyle:

Çıktım Belen kahvesine baktım ovaya

Bay Mustafa çağırdı dam’oynamaya

Ormancı da gelir gelmez yıkar masaya

Söz dinlemez ormancı çekmiş kafaya

Metnin kafiyesi “ovaya”  kelimesine paralel giderken, yerel ağız olan isim hal eki karışması oluyor. (Bu bölgede e hali yerine i hali, i hali yerine e hali kullanılması yaygındır.) Bu karışma yerel ağızda bir hata olarak kabul edilmiyor ama bizim “çok bilmişlerimiz” hemen düzeltiyorlar ve “yıkar masayı, çekmiş kafayı” yapıyorlar. Böyle yapınca iki mısrada kafiye düzeliyor ama ilk mısra ile kafiye olmuyor. O zaman nolcek?

Başlamışken, meşhur Ula türküsündeki yanlışlığı da dikkat çekelim . Türkünün orijinali, yerel ağız özelliği gösterir ve sondaki r’ler söylenmez. Türkünün ilk dörtlüğü şöyledir:

Deniz üstü köpürü

Gemilere binsem götürü

Benim bu dünyaya gelişim

Bir güzelden ötürü

Bizim “çok bilmişler”, yerel ağız cahili olduklarından ve işin kötüsü bilenlere de sormadıklarından bu dörtlüğü,

Deniz üstü köpürür

Gemilere binsem götürür

yapıyorlar.

Tamam…

Buraya kadara mesele yok.  “Bir güzelden ötürü” mısrasına gelince kafiye nolcek?…

Bazıları da “kayıklara binsem götürür” diyor… Gemi, kayık… fark etmez… Yeter ki Jetsky demesin!…

Lütfen türkülerin kelimelerine dikkat edelim. Yanlışı yaygınlaştırmayalım.