İKİ-ÜÇ AY KİRA ALMASAK NE KAYBEDERİZ?

İdris KOÇ

Koronavirüs  salgını ile mücadele kapsamında; alışveriş merkezleri, düğün salonları, kahvehaneler, berberler, kuaförler, kafeler, lokaller başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektörde hizmet veren iş yerleri İçişleri Bakanlığınca ikinci bir emre kadar kapatıldı. Lokanta, restoran ve pastanelerin bir kısmı da sadece paket servis hizmeti veriyor.

Faaliyetleri zorunlu olarak sonlandırılan bu iş yerlerinin sahiplerini, evlere hapsolduğu bugünlerde diğer sorunların yanı sıra bir de ödenemeyen kiralar düşündürüyor. Kiracı işletmecilerin kira ödeme yükümlülüğünün birkaç ay ötelenmesi bu konunun hukukî boyutu…

Geçici süreliğine kapanan iş yerleri, biriken kiralar, işini kaybeden insanlar, ev kiralarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlananlar bir tarafa; Devletin ve sivil toplum kuruluşlarının vefasını gösterdiği bir ortamda, konunun insani boyutunu hatırlatan ve her şeyi devletten beklemenin doğru olmadığını söyleyen “vefa” dolu bir açıklama geldi.

Yedi ayrı çarşıda toplam 1447 iş yeri bulunan iş adamı Dikran Masis; “Niye kira alıyoruz ki, onu da anlamış değilim. İnsanların dükkanı kapalı. Bundan dolayı bizim böyle bir hakkımız yok. Toplam 1447 esnafımız evde oturmuş, bir de bunun yanında ‘Kiramı nasıl ödeyeceğim.’ diye mi düşünecek? Ben onların sağlıklı kalmasından yanayım. Daha ilk günden bu talimatı verdim. Yaşanılan bu süreçte birbirimize sırt çıkmamız lazım.” açıklamasıyla esnafa ümit verdi.

Dikran Masis açıklamanın devamında; “Bence iş yeri kapalı olan hiçbir esnafın kira ödememesi lazım. Mülk sahibinin iki ay kira almaması onlara bir şey kaybettirmez. Bu fedakarlığı tüm mal sahiplerinden de bekliyorum. Her şeyi de devletten beklemememiz lazım. Hükümetimiz bu süreci çok iyi yönetiyor ve bizi gayet iyi yönlendiriyor. Hızlı karar alıp, işleme koyuyor. Ekonomistler bu süreçten sonra ekonominin kötü olacağını konuşuyor ama boş konuşuyorlar.” diyor.

Masis ile ilgili internette araştırma yaparken; iş adamı Ercan Malkoç’un da aylık 2,5 milyon liralık kira gelirinden vazgeçtiğini, kiraya erdiği 5 yıldızlı otelin işletmecisinden altı ay, diğer kiracılarından da nisan ayında kira almayacağına dair bir habere rastladım. Helal olsun.

Birkaç haftadır kafamı kurcalayan bir konu bu… Ben de günümüz koşullarında kira ve dükkan giderlerini çıkardıktan sonra ucu ucuna geçinen esnaf, mülk sahiplerine bu nisan ve mayıs ayı için kira vermese nasıl olur diye düşünüyorum. Daha doğrusu; mülk sahiplerinin kiracılarından kira almaması, bu vefayı göstermeleri gerektiğini düşünüyorum.

Esnaf arkadaşlarımla görüştüğümde, bazı mülk sahiplerinin ağız ucuyla kiracısına; “Tamam, ama iki-üç ayın sonunda hepsini birlikte alırım.” dediğini duydum. Çünkü bu süreçte yasal olarak da alacak-verecek ilişkileri askıya alındı. Bu ne kadar insanî bir yaklaşım?

Her şeye hukukî boyutundan bakamayız. Hukuktan önce insan ve insaf lazım. Haktan önce hakkaniyete bakılmalı. İnsan ve insaf olmazsa, esnaf olmazsa yarın hangi kirayı alacağız?

Dikran Masis’in söylediği gibi, 2-3 ay sonra bu krizi atlattığımız zaman esnafımız işyerini açamaz duruma gelirse kimden kira alacağız? 2-3 ay sonra esnafımız iş yerini açsa da birikmiş kirasını nasıl ödeyecek? O gün geldiğinde; “Bana ne kardeşim!” deyip yasal işlem mi başlatacağız?

Zengin-fakir, ünlü-ünsüz, güçlü-zayıf demeden herkesi eve hapseden, on binleri mezara sokan bu koronovirüs; bir nebze olsun bizlere unuttuğumuz değerleri hatırlattı diye düşünüyorum. 5000 bin yıllık kadim bir geçmişe sahip olan bir millet olarak; bizi büyük yapan şeyin maddi varlıklarımızın büyüklüğü olmadığını, aslolanın vicdan ve merhamet  olduğunu anladığımız bu günlerde vicdanlarımızın sesine kulak verelim.

Haydi; her kriz ve afet sonrasında sergilediğimiz birlik ve beraberliğin, dayanışma ve yardımlaşmanın en güzel örneklerine bir yenisini daha ekleyelim. Kiraya verdiğimiz iş yerlerinin nisan ve mayıs kiralarını almayalım. Bu mümkün değilse de bu iki aya ait kira bedelini, yılın diğer aylarına yayalım.

Mülk sahipleri iki ay kira almazsa ya da bu aylara ait alacağı yılın geri kalan aylarına yayarsa hiçbir şey kaybetmeyecektir. Ama iki ay sonra esnaf kepenkleri açamazsa yada birikmiş kira borcu altında belini doğrultamazsa; işte o gün mülk sahipleri de kaybetmeye başlayacaktır.

Biz, bize yeteriz. Esnafımıza bu kolaylığı sağlayabiliriz.

Haydi… Gün, vefa günü… Gün, mülk sahiplerinin vefasını gösterme vakti…

Haydi… Gün, dayanışma günü… Gün, kira sözleşmelerine sığınma değil; külfeti paylaşma günü…

Bir ay sonra çifte bayram yapma dileğiyle…

30.04.2020